DP Muğla İl kongresinde ardebe

 Divan Başkanlığını DP Teşkilat Başkanı Ahmet Uyanık’ın yaptığı il kongresine 455 delege katıldı. Muğla Belediyesi Konakaltı Kültür Merkezi Nail Çakırhan Salonu’nda yapılan kongreye büyük ilgi gösteren partililer, salonda oturacak yer bulamayınca salon dışında beklemek zorunda kaldı.

İL BAŞKAN ADAYI TARAFTARLARI ARASINDA KAVGA

DP İl kongresinde Erdal Eroğlu ve Şakir Kandönmez taraftarları arasında başlayan sözlü atışma kavgaya dönüştü. Erdal Eroğlu’nu destekleyen Fethiye İlçe Yönetim Kurulu üyesi Mesut Bölük ile Şakir Kandönmez listesinde yer alan Ramazan Pökün arasında yumruklaşma oldu. Partililerin araya girmesi sonucu kavga büyümeden önledi. Kısa süreli yaşanan arbedenin ardından konuşan Divan Başkanı Ahmet Uyanık, “Geçmişi irdelemenin bir anlamı yok. Artık önümüze ve geleceğe bakmak zorundayız. Eğer konuşmak istiyorsanız, il divan toplantılarında konuşun” dedi.

ŞİKAYETÇİ OLDU

Ramazan Pökün tarafından yumruklandığını ileri süren Mesut Bölük, “Kürsüde partimizin milletvekili adayı olmuş İsmet Köse konuşurken, Ramazan Pökün ‘hırsız’ demesi üzerine, kendisini uyardım. Eğer bir hırsızlığı var ise neden Cumhuriyet Savcılığına şikayetçi olmadın dedim. Ardından yerinden kalkarak bana yumruk attı. Ramazan Pökün hakkında Emniyete giderek şikayetçi oldum” dedi.

İHA

Genel kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kayıp başvurusu yapılan kişinin cesedi bulundu

Kuruçeşme sahilde vatandaşlar su içindeki cesedi fark etmesi üzerine durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen deniz polisi cesedi sudan çıkardı. Olay yeri inceleme ekiplerinin yaptığı incelemede cesedin üzerinden Ali Yıldız adına kimlik çıktı. 22 yaşında olduğu belirtilen Yıldız için 18 Aralık 2010 tarihinde kayıp başvurusunda bulunulduğu öğrenildi. Sabıkalı olduğu ve polis tarafından arandığı kaydedilen Yıldız’ın cesedinin uzun süre suda kaldığı belirlendi. Yüz kısmında bozulmalar olduğu gözlenen Yıldız’ın intihar mı ettiği, cinayete kurban mı gittiği araştırılıyor. Olay yerinde yapılan incelemenin ardından ceset Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.

Cesedi fark eden Yusuf Potuk, “Arkadaşlarla gördük cesedi. Polise bildirdik. Ayın 18′inde kayıp başvurusu varmış. 5-6 suçtan da aranıyormuş.” dedi.

AA

Genel kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Loç Vadisi’ndeki HES şantiyesi mühürlendi

Kastamonu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Zafer Karahasan, İmar Müdürlüğünde oluşturulan İmar Komisyonunun, Loç Vadisi’nde yapılması planlanan hidroelektrik santralinin (HES) bulunduğu alanda yaptığı inceleme neticesinde, imar planına aykırı bir yapılaşma tespit ettiğini belirterek, hazırladıkları raporu Cide Kaymakamlığı’na gönderdiklerini, kaymakamlığın da yetkisini kullanarak şantiyeyi mühürlediğini bildirdi.

Karahasan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, HES projelerinin, bir devlet projesi olduğunu ve Loç Vadisi’nde yapılması planlanan HES çalışmalarının da eksikliklerinin giderilmesiyle devam edeceğini söyledi.

İl Özel İdarelerinin, HES projeleriyle ilgili Türkiye’deki 12 kurumdan biri olduğunu belirten Karahasan, projelerin sadece imar durumuyla ilgilendiklerini ifade etti.

Zafer Karahasan, İmar Müdürlüğünde oluşturulan İmar Komisyonunun, Loç Vadisi’nde yapılması planlanan hidroelektrik santralinin (HES) bulunduğu alanda yaptığı inceleme neticesinde, imar planına aykırı bir yapılaşma tespit ettiğini belirterek şöyle konuştu:

”Komisyon alana gitmiş, incelemesini yapmış ve bir rapor hazırlamış. Yapılan tespitlerde, projenin yapıldığı alanda İmar Kanunu’na aykırı yapılaşma tespit edilmiş. Biz de bunun bilgisini Cide Kaymakamlığı’na gönderdik. Şantiyeyi mühürlemek bizim değil, kaymakamlığın yetkisindedir. Kaymakamlık da gönderdiğimiz rapor üzerine yetkisini kullanarak şantiyeyi mühürlemiş. Durum bundan ibarettir. Projeyi yürüten firma, şimdi belirtilen eksiklikleri tamamlayacak ve hazırladığı planı İl Genel Meclisine sunacak. İl Genel Meclisi de bunu uygun görürse, firma çalışmalarına devam edecek.”

Bu arada, şantiye mühürlenmesine rağmen Cide’de HES karşıtı eylemler devam ediyor. HES karşıtları, şantiyenin yakınlarında köy merası olarak kullanılan alanda gece-gündüz nöbet tutuyor.

AA

Genel kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

‘Türkiye’yi farklı kılan üniversiteli sayısı’

Soluk, Kırklareli Üniversitesi (KLÜ) Kayalı Kampüsü Merkezi Yemekhane ve Çarşı binasının temel atma töreni için geldiği Kırklareli’de ilk olarak KLÜ Rektörlüğünü ziyaret etti. Soluk’u Vali Vekili Volkan Köksal, Belediye Başkanı Cavit Çağlayan, Rektör Prof. Dr. Mustafa Aykaç, öğretim üyeleri ve AK Parti Kırklareli İl Başkanı Yurdaer Ulus karşıladı.

Soluk, burada yaptığı açıklamada Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın İstanbul’daki programı nedeniyle Kırklareli’ne gelemediğini ifade ederek, ”Ülkemizin 1,5 asırlık rüyası olan ve 1860′larda Abdülmecit’in zamanında etüt projesi yaptırılan ve 1,5 asırlık Marmaray’ın adım adım sonuna geldik. Sayın Bakanımız Binali Yıldırım sabahleyin basını ve kurul üyelerini Marmaray da bir kahvaltıya davet etti. Bu arada da sayın Başbakanımızın da talimatlarıyla hiç hesapta olmayan bir yeni program eklenince buraya ben gelmek zorunda kaldım. Bakanımızın, Kırklareli’ne selamlarını, 2011 yılın hayırlara vesile olması temenni ve dileklerini getirdim” dedi.

Daha sonra Rektör Prof. Dr. Aykaç, Soluk’a bir buket çiçek ve çini bir tabak armağan ederek, kente gelişi dolayısıyla teşekkür etti.

Soluk ve beraberindekiler, ardından KLÜ Kayalı Kampüsü Merkezi Yemekhane ve Çarşı binasının temel atma töreninin yapılacağı yere gitti.

-MARMARAY PROJESİ-

Soluk, Kayalı Kampüsü’ndeki temel atma töreninde, Kırklareli’ne gelmeden önce, Türkiye’nin bir buçuk asırlık rüyası Marmaray’da incelemelerde bulunduklarını belirtti.

Marmaray’ı inşa eden mühendislerle, işçilerle bir araya geldiklerini kaydeden Soluk, denizin 60 metre altından iki kıtayı birleştiren Marmaray ile Asya-Avrupa’yı denizin altından birbirine Şubat ayı içerisinde kesintisiz olarak bağlayacaklarını ifade ederek, ‘Bu İpek Yolunu bir mühendislik harikası, bir şaheseri yalnızca İstanbul’a değil, ülkemize değil, insanlığın hizmetine sunuyoruz” dedi.

-KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ-

Türkiye’nin birçok ilinde olduğu gibi Kırklareli’nde de üniversitenin olmadığını ve 2007 yılında İstanbul’un Fetih günü olan 29 Mayısta Kırklareli Üniversitesi’nin kurulduğunu anlatan Soluk, şöyle devam etti:

”Kırklareli her şeyden önce bir üniversite şehri olacak. Bir bilim şehri olacak. Türkiye’nin dört bir yanından yavrularımızı, gençlerimizi Kırklareli Üniversitesi geleceğe hazırlayacak. Ülkemizin, Trakya bölgesinin yükselen yıldızı ve en önemli üniversitelerinden biri haline geldi. Sayın Rektörüm, sizden ülkemizi Büyük Atatürk’ün işaret ettiği muassır medeniyet seviyesine taşıyacak, gençleri yetiştirmeniz en büyük temennimizdir.

Bizde bugün burada taş ve toprak ile birleşerek, ilim ve irfan yuvası yeni kampüsümüzün temelini atıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun. Mutluyuz, gururluyuz. Kampüs alanının şehrimizin dışında olduğunu sayın Bakanımıza telefonla gelirken ifade ettim, talimatlarını sorduğumda kampüsü şehre bölünmüş yol ile bağlayıp modern bir peyzaj ile gençlerin gidip gelmesini sağlayacağımızın müjdesini verebileceğimi söyledi. Bende huzurlarınızda sayın Bakanımızın talimatlarını iletmiş oluyorum.”

Türkiye’de üniversite sayısının 156′ya çıktığını ifade eden Soluk, ”Yine dün yüksek öğretim öğrenci sayısı 1 milyon 900 bin idi, bugün 3,5 milyon öğrencimiz var. Dünyanın pek çok ülkesinin nüfusundan fazla üniversite öğrencimiz var. İşte Türkiye’nin geleceği budur, güvencesi budur, zenginliği budur” şeklinde konuştu.

-BAKANLIĞIN PROJELERİ-

Milli Eğitim Bakanlığı ile Ulaştırma Bakanlığı arasında eğitime destek projeleri ile ilköğretimden başlayarak bütün okulların internet altyapısını kurduklarını ve öğrencilerin okullarda kullandığı internet bedelinin tamamını Ulaştırma Bakanlığının ”Evrensel Hizmet Bütçesi” nden karşılanmakta olduğunu anlatan Soluk, ”Şimdi de, Fatih Projesi ile 40 bin okulun 620 bin dersliğinin tamamını akıllı sınıf haline getiriyoruz. Hizmet her yerde olursa bir anlamı olur. Sadece beş on büyük şehirde her şey olacak, diğer iller üvey evlat muamelesi görecek, bu düşünce Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin tamamının silip attığı ülkenin her köşesinde hizmette eşitlik ilkesinin hakim kılındığı bir uygulamanın var olduğunun müjdesini vermekle gurur duyuyorum” dedi.

Kırklareli’deki 27 PTT Şubesini PTT Bank haline getirdiklerini, okulların tamamına internet hizmeti götürdüklerini ifade eden Soluk, kampüs yolunun da yapılacağını kaydetti.

-DİĞER KONUŞMACILAR-

Vali Vekili Volkan Köksal da bilim yuvası olan üniversitenin ilin geleceği ve gelişmesinde çok büyük bir rolleri bulunduğunu ifade etti.

Aydın yapılı insanlarıyla Kırklareli’nin uzun yıllar üniversite olmamasının sıkıntıları üzerine 2007 yılında bu acısının sonlandığımı belirten Köksal, ”O günden bu yana sürekli gelişen, her geçen gün ilimizin gelişmesine katkıda da bulunan bir proje haline dönüşmüş, bugün itibarıyla öğrenci sayısı 11 bin olmuştur. İlimizin geleceği acısından önemli bir yeri olan üniversitemiz, ilimizin ekonomisine, sosyal ve kültürel gelişimine katkıları çok büyüktür” dedi.

Belediye Başkanı Cavit Çağlayan da yeni kurulan bir üniversite olmalarına rağmen öğrenci sayılarının 11 bine ulaştığını ve rektörün katkılarıyla da öğretim elemanı sıkıntılarının giderildiğini kaydetti.

AA

Genel kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kılıçdaroğlu’ndan acılı anneye taziye

CHP Malatya İl Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, Kadın Kolları İl Başkanı Gülen Karaduman ve yönetim kurulu üyelerinin, 14 Aralıkta Malatya’dan Sivas’a cenazeye giderken Kangal ilçesinde minibüs ile kamyonun çarpışması sonucu hayatını kaybeden Muharrem ile Kemal Kaya’nın annesi Güllü Kaya’yı ziyaret ederek, Kılıçdaroğlu’nun mektubununu aileye ilettiği kaydedildi.

Açıklamada Karaduman’ın, taziye ziyaretinde bulunduğu kadına Kılıçdaroğlu’nun, başsağlığı dileğini ilettiği belirtildi.

Kılıçdaroğlu’nun, gönderdiği mektupta şu ifadelere yer verdiği ifade edildi:

”Değerli kardeşim yeni bir yıla giriyoruz. Bu mektupla 2011′in sana ve ailene iyilikler getirmesini diliyorum. Sana yazdım çünkü ailenin toplayanı bir arada tutanı sensin. Bugün hepimiz daha bir duyguluyuz. Bu yıl gerçekleşmesini istediğimiz hayallerimiz, umutlarımız var. Çocuklarımızın geleceği, yakınlarımızın sağlık ve huzur içinde olması çok önemli. Değerli kardeşim, 2011 tüm isteklerinin gerçekleştiği yıl olsun. Dilerim 2011 genel seçimi hak ettiğin mutluluğa ulaşmanı kolaylaştıracak sonuçlar verir. İktidara geldiğimizde başlatacağımız aile sigortası kapsamında doğrudan sana yapılacak aylık ödemeyle umutlarının, hayallerinin gerçekleşmesine kısmen de olsa destek olacağımızı umuyorum. 2011′de çocuklarının başarılarını, ailenin güzel günlerini duyurmak istersen lütfen bana yaz. Ya da CHP Genel Merkezi’ne bir telefon edip bildir. Yanında olabilir, o güzel anlarını kardeşçe paylaşabilirsem ne mutlu bana. Seni ve aileni kucaklar hepinize güzel bir yıl dilerim. Kardeşçe sevgi ve saygılar.”

Malatya’dan 14 Aralıkta Sivas’a bir yakınlarının cenazesine giderken Kangal ilçesinde içinde bulundukları minibüsün kamyonla çarpışması sonucu Muharrem ile Kemal Kaya kardeşler hayatını kaybetmiş, yaralanan 9 kişi Malatya’daki hastanelere kaldırılmıştı.

AA

Genel kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Radar sistemi EDS ile 4 milyon liralık ceza kesildi

Serkan Sağlam’ın haberi

Trafik kazalarını önleme yolunda yeni yöntemler geliştiren Emniyet Genel Müdürlüğü ve Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri, İstanbul’da yeni bir uygulamayı devreye soktu. Üç noktaya yerleştirilen hız radar kontrolü Elektronik Denetleme Sistemi kameraları ile aşırı hızlı giden araçlar sistemdeki sensörler sayesinde tespit ediliyor.

Üretilen özel kameralar, ilk olarak Bakırköy ve Sarıyer sahil yolunda iki noktaya yerleştirildi. Cemil Topuzlu Bağdat Yolu’nda ise test aşamasında bulunuyor. Kurulan radar sisteminde ‘yaklaşık 1 kilometrelik hız koridoru’ bulunuyor. 2 Kasım’dan itibaren uygulamaya konulan EDS hız radar kontrollerinde 25 bin 638 adet hız ihlali sebebiyle cezai işlem uygulandı. Bu cezaların parasal değerinin 4 milyon 16 bin lira olduğu öğrenildi. Sistemin yaygınlaştırılarak Türkiye genelindeki tüm otobanlarda uygulanacağı öğrenildi.

ZAMAN

Genel kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

5 bin servis aracı, ABS fren şartına takıldı

Muzaffer Salcıoğlu’nun haberi

Gerekli fren donanımına sahip olmayan araçlar artık araç muayene istasyonlarında ağır kusurlu kabul ediliyor ve trafiğe çıkmak için onay alamıyor. Avrupa Birliği’ne uyum kapsamındaki düzenlemeden en çok öğrenci ve personel taşımacılığı yapan minibüsler etkilendi. Türkiye genelinde trafikte bulunan 2005 ve daha yüksek modeldeki yaklaşık 5 bin servis aracı, böylece yolcu taşımacılığı yapma hakkını da kaybetmiş oldu. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı yönetmelik kapsamında başlatılan uygulamaya 22 Kasım 2010 tarihi itibarıyla TÜVTURK araç muayene istasyonlarında geçildi. Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Başkanı Fevzi Apaydın, yönetmeliğe aykırı fren sistemine sahip araçların piyasaya sürülmesine tepki gösteriyor ve bakanlığın buna önlem almasını istiyor.

Avrupa Birliği’ne uyum kapsamında trafikteki güvenlik kalitesini artırmak için 6 farklı sınıftaki araçlara ABS fren sistemi bulunma zorunluluğu getirildi. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı yönetmelik kapsamında, 22 Kasım 2010 tarihi itibarıyla TÜVTURK Araç Muayene İstasyonları’nda uygulamaya geçildi. ABS fren sistemi şartı 2005 ve daha üzeri model araçları kapsıyor. Yönetmelik, daha önce kanuna rağmen uygulanmayan bazı sorunları da beraberinde getirdi. Kanuna göre 2004′ten sonra üretilecek tüm araçlarda ABS fren sistemi bulunması gerekiyor. Ancak, piyasada ABS fren donanımıolmayan 2005 ve üzeri model binlerce araç bulunuyor. Muayene istasyonunda ABS fren sistemi bulunmadığı için ağır kusurlu kabul edilen araç sahipleri, “Madem 2004 sonrası tüm araçların ABS freninin bulunması gerekiyordu, bakanlık bu araçların satışına, neden izin verdi?” diyerek tepki gösteriyor.

Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Başkanı Fevzi Apaydın, yönetmeliğe aykırı olmasına karşın ABS’si olmayan araçların piyasaya sürülmesine tepki gösterdi. Pek çok taşımacının kendi kusurundan kaynaklanmayan sebeplerden dolayı mağdur edildiğinin altını çizen Aydın, araçların muayenesi yapılamadığı için çalışamadığını ve araç satışlarının gerçekleştirilemediğini dile getirdi.

Türkiye’de yaklaşık 5 bin aracın yönetmelikten etkilendiğini söyleyen İstanbul Umum Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Hamza Öztürk, araç sahiplerinin mağduriyetinin giderilmemesi halinde mahkemeye başvuracaklarını kaydetti. İstanbul’da öğrenci servisçiliği yapan ve 2005 model araç sahibi olan Ahmet Demir, aracında ABS olmadığı için muayeneden geçemediğini söyledi. ABS taktırmak istese bile bunun mümkün olmadığını belirten Demir, yetkililerin mağduriyetini gidermesini istedi.

 ZAMAN

Genel kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Başbakan Erdoğan Güneysulularla son kez buluştu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rize’den ayrılarak karayolu ile Trabzon’a hareket etti.

Erdoğan, öğle saatlerinde Güneysu ilçesi Merkez Mahallesi’ndeki evinden ayrılarak, Kıbledağı köyünde bulunan ve yıkılarak yerine yenisinin yapılması planlanan Kıbledağı Camisinde incelemelerde bulundu.

İncelemeler sonrası ilçe merkezinde bekleyen vatandaşlarla sohbet eden Erdoğan, burada Pazar-Ardeşen Minibüs Kooperatifi üyelerinin de sorunlarını dinledi. Erdoğan daha sonra beraberindeki Rize Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu’ndan, kooperatif üyelerinin sorunlarının giderilmesi istedi.

Erdoğan ardından saat 17.10′da karayoluyla Trabzon’a hareket etti.

AA

Genel kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Teğmeni öldüren silah kışlada çıktı

Mustafa Gürlek’in haberi

Teğmenin şehit edilmesinde kullanılan ‘kayıp’ silah İstanbul Hasdal Kışlası’nda ortaya çıktı. Yaşartürk’ün ‘şüpheli’ ölümü sonrası bir korucu tarafından ‘kaza’ ile vurulduğu ileri sürülmüş ancak olay yerinde yapılan incelemede kurşunların korucunun silahından çıkmadığı anlaşılmıştı.

2005′ten beri hukuk mücadelesi veren şehit teğmenin babası Ahmet Yaşartürk, “Polisin kriminal arşiv incelemesi sonucunda, olay yerinden toplanan kovanların yine kazaen bir onbaşının şehit olması olayında kullanılan silaha ait olduğu ortaya çıkmasaydı davanın üstü kapatılmıştı.” diyor.

Şüpheli ölüm olayı 2005 yılında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, terör örgütü mensuplarının Küpeli Dağı bölgesine yerleşmelerini engellemek ve teröristleri etkisiz hale getirmek için iki ‘zıpkın timi’ oluşturulması emredilir. 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı’ndan gönderilen faks emrinde, söz konusu timlerin gönüllülük esasına göre seçilerek 2-3 rütbeli ile 6-8 köy korucusundan oluşturulması istenir. Emirde timlerde görev alacak personelin yedek subaylar, daha önce Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda çalışmamış yardımcı sınıf subay ve astsubayların görevlendirilmemesi özellikle belirtilir. Fakat kışlada ihale işlerine bakan Levazım Teğmen Gökhan Yaşartürk, görevli olmaması gereken pusu faaliyetinde 8 köy korucusundan oluşan ‘zıpkın timi komutanı’ olarak görevlendirilir.

Pusu faaliyeti sırasında mevzileri gezen Teğmen Yaşartürk, koruculardan Mehmet Ali Erbey tarafından terörist zannedilerek şehit edilir. Askeri savcılık, olayla ilgili soruşturma açar. Olay yerinde yapılan incelemede Erbey’in ateş ettiği mevzide on adet kovan toplanarak kriminal incelemeye alınır. Ancak ilginç bir sonuç ortaya çıkar. Kovanların olay sırasında görevli olan 8 korucunun silahına ait olmadığı tespit edilir. Konuyla ilgili dava açılır ancak hiçbir sonuç alınamaz.

Teğmen Yaşartürk’ün ailesi olayın peşini bırakmaz. Sivil savcılığa yaptıkları suç duyurusu sonucu Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘taksirli adam öldürme’ suçundan korucu Mehmet Ali Erbey hakkında 2008′de dava açılır. Mahkeme Yaşartürk’ü şehit eden silahtan çıkan kovanları kriminal inceleme için emniyete gönderir. Polis, kovanları incelerken ilginç bir bilgiye ulaşır. Arşiv taramasında kovanlardan 5′inin 2006′da Şırnak’ta Astsubay Hamza Güler’in Onbaşı Ersin Utlu’yu kazaen öldürmesi olayında kullanılan silahtan çıktığını tespit eder. Söz konusu silahın İstanbul Hasdal’daki 23′üncü Motorlu Piyade Tümen Komutanlığı envanterine kayıtlı olduğu öğrenilir. Olay yerinde toplanan diğer beş kovanın ise hangi silahtan çıktığı hâlâ meçhul.

ŞEHİDİN BABASI: KAZA DEĞİL, PLANLI CİNAYET

Şehit Teğmen’in babası Ahmet Yaşartürk, sivil savcılığın başlattığı soruşturmayla ortaya çıkan bilgilerin kendisini şaşırtmadığını anlatıyor. Yaşartürk, oğlunun kaza ile öldürüldüğüne hiç inanmadığını, olayın planlı bir cinayet olduğunu iddia ediyor.

Askerî savcının hazırladığı rapor da Ahmet Yaşartürk’ü destekliyor. Olay yeri inceleme raporlarını okudukça dehşete kapıldığını söyleyen Yaşartürk, oğlu Gökhan’ın vurulduğu yerde kan izine rastlanmadığını öğreniyor. Oğlunun başka bir yerde vurulduğunu iddia ediyor. Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi’nde davanın devam ettiğini aktaran Yaşartürk, korucu Erbey’in raporlara rağmen hâlâ “Teğmeni ben vurdum.” demesine anlam veremiyor.

 ZAMAN

Genel kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

CHP Gençlik Kolları’ndan ‘AKP’ protesto

CHP’li gençler ellerinde parti bayraklarıyla Sakarya Meydanı’nda toplandı. Ankara İl Gençlik Kolları Eğitim Komisyon Başkanı Tevfik Duygun, gruptakiler adına yaptığı açıklamada, yaz ve kış olimpiyatları gibi kendilerinin de ”AKP Olimpiyatları” düzenleyerek, ”Hükümete ve bozuk düzenine dur” diyeceklerini söyledi.

Bu kapsamda ilk olarak ”gömlek değiştirme” yarışması yapacaklarını belirten Duygun, ”Milli Görüş gömleği ile siyasete başlayıp sonradan söylemleri değişen, 2003 yılında ABD için tezkere çıkartmaya çalışıp Irak’ta Müslümanlar katledilirken sessiz kalan, bir taraftan ‘one minute’ derken tarımda bizi İsrail’e muhtaç edip özelleştirmelerde İsrailli şirketlere ülke değerlerini yok pahasına satan ve füze kalkanı anlaşması ile ülkemizi İsrail’e kalkan yapan AKP’yi en iyi bu yarışma tanımlayacak” iddiasını dile getirdi.

Ardından CHP’li gençler, 3 kişiden oluşan 3 grup halinde, üzerinde ”Milli Görüş”, ”İsrail yandaşı” ve ”Amerikancı” yazan gömlekleri en kısa sürede giyip çıkarmak için yarıştı.

CHP’liler daha sonra, ”Kağıttan gemicik yapma” yarışması düzenledi. CHP’li gençler, bu kez belirlenen süre içinde en fazla kağıttan gemi yapmak için yarıştı. Tevfik Duygun, bu yarışmayı ”Vatandaşın cebinde sokağa çıkacak yol parası yokken han, hamam sahibi olan, oğlunun aldığı gemiye ”gemicik” diyen ve her birinin oğlu ticaret dehası AKP’li yöneticilere armağan ettiklerini” söyledi.

-SINAVDAN SORU KAÇIRMA YARIŞMASI-

CHP’li gençler, daha sonra, ”Sınavdan soru kaçırma” yarışması yaptı. Duygun, ”Bu yarışmada, KPSS sorularının çalındığı belli olmasına rağmen sadece eğitim bilimlerine ait sorular çalınmış gibi davranıp, ikinci sınavdan sonra genel kültür ve genel yetenek bölümlerinin katsayısını artırarak, sınav sorularını çalan yandaşlarının ikinci sınavdaki başarısızlığını örtüp atanmalarının yolunu açan, binlerce memur adayının hakkının göz göre göre yendiği skandala değineceklerini” ifade etti.

Daha sonra, ”Engelden oy atma yarışması” düzenleyen gençler, buruşturdukları kağıtları bir engelin arkasındaki sandığa sokmaya çalıştı. Duygun, ”Bu yarışmayla Türkiye’de bulunmayan milletvekilinin yerine Mecliste oy kullanılmasını eleştirdiklerini” aktardı.

”En hızlı ağız bağlama” yarışması da yapan CHP’liler, üzerinde ”Emekli, işçi, gazeteci, öğrenci, işsiz” yazılı şapkalar takan kişilerin ağzını en kısa zamanda kapatmak için yarıştı.

CHP’li gençler, son olarak ”Çuval doldurma” yarışması yaptı. Gençler, üzerinde ”vatandaş” yazılı şapka giyen bir kişinin kıyafetine yapıştırılmış sembolik paraları bir torbaya doldurmak için yarıştı.

Yarışmaların ardından CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Utku Akay, birinci gelene sözde ”AKP genel başkanlık mazbatası” verdi. Gruptakiler bir süre slogan attıktan sonra dağıldı.

AA

Genel kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın